Tüp Mide Ameliyatı

"Cerrahi yolla midenin küçültülmesi, daha az gıda ile doymamızı sağlıyor. Mide küçültme ameliyatı ile diyet yapmak kolaylaşıyor. Ne kadar yiyeceğimiz sorun olmuyor artık ama ne yiyeceğimiz hala bizim sorumluluğumuzda !"

Tüp Mide Ameliyatı Nedir?

Sindirim sistemimiz yalkaşık 3-4 cm çaplı esnek bir boru şeklindedir. Bu sistemin en geniş yeri ise midemizdir. Belkide sürekli yeme ihtiyacını ortadan kaldırmak için adeta depo vazifesi gören midenin genişlemiş olan bu kısmının cerrahi olarak çikartılması ve yemek borusu ya da barsaklar gibi ince bir boru haline getirilmesi işlemine "tüp mide" adını veriyoruz. Tüp haline getirilen midenin doğal olarak depolama kapasitesi de azalacağından kişi sadece ihtiyacı kadar yediğinde doyabilmekte ve fazla kilolarından etkili bir şekilde kurtulmaktadır. Bu sayede fazla yağ dokusu birikmesine bağlı gelişen tüm yandaş hastakıklarından da kurtulmak mümkün olmaktadır. Küçulen mide ile ilgili tek sorun, kalitesiz beslenildiğinde ortaya çıkabilen vitamin ve mineral eksiklikleridir. Bu durumun sorun olmasını engellemek için ameliyat sonrası hastalarımızı 3 aylık aralar ile kan tahlilleri yaparak takip ediyor, beslenmeleri konusunda diyetisyen desteği veriyoruz.

Her şeyden önce bunu talep eden, diyet ve sporla başarılı olamamış, kilosu boyuna göre en az 25 Kg fazla olan kişilere yapılabilir. Klasik bilgi 1991 yılına dayanıyor, BMI 35 üzeri yandaş hastalığı olanlar ve hastalığı olmaksızın BMI 40 ve üzeri olanlara obezite cerrahisi uygulanabilir deniyor.  Artan teknoloji ve deneyim sayesinde artık ameliyat olunabilecek kilo boy oranı daha da düşürüldü. 

 

 

Kriterlerden düşük kiloda tüp mide ameliyatı

Gül Kapıcıoğlu 2.5 yıl önce tüp mide ameliyatı ile 90Kg'dan 55'e indi ve kilosunu koruyor

Ameliyat olduğunda BMI'ı 35'ti ve yandaş hastalığı yoktu. ASMBS class1 obezite durumunda özel şartlarda ameliyat yapilabileceğini söylüyor.

Bu sınır nereye kadar zorlanır bilmiyoruz,,

 

Obezite cerrahisinde yaş sınırı 13-65 olarak bildirilmekle birlikte 76 yaşında bir hastamız ameliyat sonrası yandaş hastalıklarından kurtuldu.

En çok tartışılan class 1 obezite BMI 30-35 arasında olanlar. Cerrahinin kısa ve uzun dönem riskleri gözönüne alındığında diyetle başarılabilecek bir süreç için cerrahi fazla görülmekte ve eleştirilmekte. Ama yine de bu aralıkta da cerrahi için başvurular olmaktadır.

 

Mide küçültme ameliyatı nasıl yapılır?

Tüp mide ameliyatı videosu Prof Dr Koray TEKİN'in anlatımı ile. Burada ameliyatı izlerken bazı genel bilgiler de alabilisiniz.

 

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Kalan Midenin Hacmi Ne Kadardır?

Diğer obezite cerrahisi yöntemlerinde olduğu gibi sleeve gastrektomide laparoskopik dediğimiz kapalı yöntem ile yapılmaktadır. Milimetrik küçük deliklerden yapılmaktadır. Ameliyat sonrası ağrının  az olması, iyi bir kozmetik sonuç ve erken mobilizasyon gibi laparoskopik cerrahinin tüm faydalarını obezite cerrahisinde de görmekteyiz. Sleeve gastrektomide tek kullanımlık özel aletlerle mide kesilmekte ve aynı anda üzerine dikilmektedir. İşlem sırasında kalan midenin inceliği mide içerisine yerleştirilen bir tüp sayesinde sağlanmaktadır. Kesilme işlemi sonrası midenin yaklaşık %80 lik kısmı çıkarılır. İşlem sonrası kalan mide adeta muz şeklinde bir tüpü andırdığından dolayı teknik genellikle tüp mide olarak adlandırılmaktadır. Dikiş hattından olası bir kaçağı tespit etmek amaçlı mide özel bir boya ile şişirilir ve dikiş hattı kontrol edilir.

Tüp mide ameliyatı
Avantajları
  • Gıdalar doğal yoldan ilerler, ince bağırsaklara müdahale edilmez.

  • Vücutta yabacı cisim kalmaz.

  • Acıkmayı tetikleyen "ghrelin" hormonu kan seviyesi azalır, dolayısıyla iştah azalır.

  • Mide çıkış kapakçığı korunduğü için mide boşalma mekanizması bozulmaz.

  • Hipoglisemi ya da dumping sendromu çok daha az görülür.

  • Kilo alımı durumunda revizyonu kolaydır. 

Dezavantajları
  • Midenin sol tarafının kalıcı olarak çıkartılması.

  • B12 vitamini desteği gerekebilir.

  • Nadiren düzeltilmesi gereken reflü problemi yaşanabilir.

 
Mide Küçültme Ameliyatı Riskleri nelerdir ?

Mide küçültme ameliyatı riskleri uzun ve kısa dönem olarak ikiye ayrılır. Kısa dönem en korkulan durum mide küçültme ameliyatı sonrası sızıntı olmasıdır. Tüp mide ameliyatı sonrası kaçak belirtileri ağrı, ateş, halsizlik şeklinde olabilir. Doğru tedavi edilmez ise hayati tehlike yaratabilir. En önemli konu tabiki bu komplikasyonu en aza indirmek. Yıllar içerisinde, stapler hattının dikiş tekniği ile güçlendirilmesinin kacakları en aza indirdiğini görük.

 

Prof. Dr. Koray TEKİN'in tüp mide tekniği farklı mı ?

Mide küçültme ameliyatı tekniğimizdeki en belirgin fark, yıllar içerisinde edindiğimiz tecrübelere dayanarak, stapler (zımba) hattının özel dikişler ile tekrar içe katlanarak kapatılmasıdır. Dikiş ile stapler hattının ikinci bir tabaka olarak kapatılması ileri laparoskopik cerrahi deneyimi gerektirmesi nedeniyle yaygın olarak kullanılmamaktadır. Kanımızca bu ikinci güvenlik hattı ile tüp mide ameliyatı sonrası gelişebilecek kaçak ve kanama riski de en aza indirilmektedir. 

 

İkinci önemli bir konu ise midenin kesilmesi için kullanılan stapler cihazının her hasta için bir kez kullanılması konusundaki hassasiyetimizdir. Bu tedbirin de ameliyat dolayısıyla obezite cerrahisinde hasta güvenliğini artırdığı inancindayız.

 

Mide küçültme ameliyatında kullandığımız buji çapı 32 F'dir. Buji çapı küçüldükçe daha ince mide oluşturulmakta ve daha etkin zayıflama sağlanmaktadır. Kanımızca buji çapından daha önemlisi ameliyatta ikinci cerrahın mideyi iyi bir şekilde sermesi ve bujiye doğru şekilde yaklaşılabilmesini sağlamaktadır. İyi şekilde serilen mide, midenin kesilirken kendi etrafında helezonik olarak dönmesini de engellemektedir. Bu dönme olursa ameliyat sonrasında darlıklar, uzun dönem kusmalar olabilmektedir. 

Prof Koray Tekin'in dikiş tekniği ile düşük kaçak riski!

Tüp mide ameliyatı sonrası emboli olabilir mi?

Mide küçültme ameliyatı yan etkileri arasında emboli sayılabilir. Özellikle bacak toplar damarlarında ameliyat esnası ya da sonrası erken dönemde oluşabilen kan pıhtısının buradan koparak hayati organlara gitmesi ve burada kan akımını engellemesi "emboli" olarak adlandırılır. Tıkanmanın yeri ve büyüklüğüne göre ciddi tehlike oluşturabilir. Oluşmasının engellenmesi en önemli tedavi şeklidir. Bunun için ameliyatttan bir önceki gece saat 23:00'de kan sulandırıcı iğne "Clexane" uygulanır. Ameliyat öncesinde odanızda emboli çorabı giydirilir ve ameliyat esnasında pnömotik kompresyon (basınç) cihazı ile kan dolaşımınız desteklenir. Ameliyat sonrası 3 - 4. saatte yürümenizi istiyoruz, bu benzer şkilde kan dolaşımınızı düzenleyerek emboli gelişim riskinizi azaltır. 

Mide küçültme ameliyatı sonrası kanama yine oluşabilecek komplikasyonlardan biridir. Midenin kesilen ve zimbalanan hattından kaynaklanır sıklıkla. Çoğu zaman kendiliğinden durur, bazen miktarı fazla olduğunda kan vermek gerekebilir. Hastanın hemodinamisini bozacak kadar fazla olduğunda tekrar laparoskopi ile kanayan yere dikiş atılması gerekebilir.

Tüp mide ameliyatı ne kadar yıldır yapılıyor?

Mide küçültme ameliyatı” “duodenal switch” adlı daha karmaşık ve riskli bir ameliyatın yarısı aslında. Mide küçültme ameliyatı ile sadece mide küçültüluyor, bağırsaklara dokunulmuyor. Çok aşırı kilolu “süper” obez hastalarda bu “duodenal switch ameliyatı uzun sürdüğü ve yüksek riskli olduğu için, 1. seansta sadece mide küçültme ameliyatı yapılıp 6 ay ya da 1 yıl sonra  aynı hastaya duodenal switch ameliyatı tamamlanması planlanmış. Fakat mide küçültme ameliyatı yapılan bu hastaların çoğu geri gelmeyince, tüp mide ameliyatının da tek başına yeterli olabileceği anlaşılmış. Bu Hikaye 2000’e ait, yani 17 yıl öncesine. Dr Michel Gagner bu hikayenin kahramanı.. Yani mide küçültme ameliyatı ne kadar yıldır yapılıyor sorusun yanıtı böyle.. 

 

Tüp mide ameliyatının orta ve uzun dönem sonuçları literatürde yayınlanmaya başlayınca ve diğer yöntemler (mide bypass) kadar etkili olabileceği anlaşılmıştır. Dolayısı ile “mide küçültme” ameliyatı son 15 yıldır obezite cerrahisi gündemine oturmuştur ve zamanımızda en çok tercih edilen teknik olmuştur.

Tüp mide ameliyatı sonrası tekrar kilo alınır mı?

Bu konuyu tartışmaya bir hastamızın yaşadıkları ile başlayalım

Mide küçültme ameliyatı sonrası kilo alımı konusu en çok merak edilen durum. Tüp mide ameliyatınız sonrası nekadar zaman geçtiği ile doğrudan bağlantılıdır bu oran. Eski kilonuza dönmeseniz bile 1. yılda indiğiniz kilonuz ile başlangıç kilonuz arasında bir noktaya çıkabilirsiniz 2. yıl ve sonrasında hastaların % 10'u tekrar kilo alırken, bu oran 5. yılda %30'lara ulaşır.

 

Mide küçültme ameliyatı sonrası kilo alımı hastanın beslenme alışkanlığı, alkol bağımlılığı ve midesindeki büyüme ile doğrudan alakalıdır. Profesyonel diyetisyen ve psikolog takibi kilo alma riskini en aza indirir. Bune rağmen engellenemeyen kilo alımı durumunda ikinci bir ameliyat revizyon yapılması kaçınılmaz olabilir. Revizyonda ya tekrar mide küçültülür ya da emilimi azaltmak amacı ile ince barsaklarda gıdanın ilerlediği yol kısaltılır.

MİDE RESETLEME

Revizyon cerrahisi

Tüp mide ameliyatı sonrası kilo alımı  durumunda ikinci bir revizyon ameliyatı gündeme geldiğinde hangi yöntemin tercih edileceğine karar vermek kolay değildir. Tekrar midenin küçültülmesi "re-sleeve" ya da ince barsakların da kullanıldığı bypass ameliyatları çözüm olabilir. Her hastanın bireysel durumu göz önüne alınarak en uygun yönteme karar verilir. Omega bypass daha önceleri mini bypass olarak bilinen yöntemin değiştirilmiş halidir. SADİ-S duodenal switch yönteminin tek bağlantı ile yapılan şeklidir. Bypass yöntemlerinin temeli gıdanın mideden çıktıktan sonra daha kisa bir barsak yolundan geçmesi prensibine dayanır.

© 2017 Prof. Dr. Koray Tekin Tüm hakları saklıdır.
Web sitesi tasarımında kullanılan tüm görseller lisanslıdır. İzinsiz başka yerlerde kullanılamaz.
Web sitesinde kullanılan tüm metinsel içerikler Prof. Dr. Koray Tekin'a aittir ve izinsiz veya kaynak göstermeden başka yerlerde kullanılamaz.
ÖNEMLİ: Bu web sitesindeki içerikler tamamiyle bilgilendirme amaçlıdır. Gerçek doktor kontrolünün ve muayenesinin yerini tutamaz. Bu sitedeki bilgilerin hekim kontrolü olmaksızın uygulanması durumunda oluşabilecek her tür şikayet ve durumdan Prof. Dr. Koray Tekin sorumlu tutulamaz. En doğru teşhis için lütfen doktorunuza başvurunuz.

  • Facebook Social Icon
  • Instagram Social Icon
  • YouTube Social  Icon
  • Google+ Social Icon

Hakkı Yeten Caddesi No:13 Fulya Teras Rezidans C 2 Kat 14 Daire 90 Fulya/ŞİŞLİ/İSTANBUL   TEL: 05321704454