TÜP MİDE AMELİYATI SONRASI

Tüp Mide Ameliyatı Hastane Süreci (ilk 3 gün)

Tüp mide ameliyatı yaklaşık 1 saat sürer. Tüp mide ameliyatı bitiminde direkt olarak servise alınacaksınız.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Ağrı

Tüp mide ameliyatı sonrası İlk 2 saat ağrı ve bulantı çeşitli düzeylerde yaşayabilirsiniz. Kuvvetli ağrı giderici ve bulantı azaltıcı ilaçlar kullanılacak. Bu erken dönemde ağızdan bir şey almıyorsunuz. Yaklaşık 2. saatte personel eşliğinde ayağa kalkacak ve tuvalete gidebileceksiniz. Yürüme öncesi dönemde bacaklarınızda takılı olan varis çorabı ve pnömatik kompresyon cihazı sizi pıhtı oluşumuna karşı koruyacaktır. Sonda takılmadığı için normal şekilde idrar yapabileceksiniz. 

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Mide Bulantısı

Tüp mide ameliyatı sonrası bulantı ilk saatlerde hastalarımızın %70'inde görülmektedir. Mide bulantısını en aza indirebilmek için kuvvetli bulantı giderici ilaçlar uygulanır. Ameliyat olduğunuz gece, bulantınız geçince ya da  hiç bulantınız yoksa da 3 saat sonra size verilecek olan buz parçalarını ağzınızda eritip suyunu yutabilirsiniz.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Sıvı Beslenme

Ertesi gün skopi tetkikiniz yani kaçak testiniz yapılacak, bir sorun yoksa hemşiremiz tarafından sıvı alımı konusunda bilgilendirileceksiniz. İlk gün elma suyu ve su gibi berrak sıvılar ile başlıyorsunuz. Sıvı alırken saatte 30 ml hacmi geçmemelisiniz. Yine sıvı alırken şişkinlik ya da ağrı hissi olursa sıvı alımını durdurmalısınız. Tüp mide ameliyatı sonrası ilk günlerde alabileceğiniz sıvılar asitsiz, alkol içermeyen ve düşük kalorili olmalıdır. Örnek içecek listesini aşağıda görebilirsiniz. 

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Hastanede Kaç Gün Kalınır?

Tüp mide ameliyatı sonrası hastanede 3 gün kalınır. Ameliyat sonrası 2. günde ağrılarınız azalmış, hareketleriniz daha da kolaylaşmış olacak. ABD'de 2. günde hastalar genelde taburcu ediliyorlar. Biz tedbir amaçlı hastalarımızı 3 gün yatırıyoruz. Tanesiz komposto, ıhlamur, açık çay, tanesiz et/tavuk suyu çorba tüketebiliyorsunuz. Size verilecek küçük eğlenceli bir cihazla her saat başı derin nefes egzersizleri yapacaksınız.Nefes egzersizlerinize ek olarak gaz probleminden dolayı hareketli olmanız gerekmektedir. Yine aynı gün diyetisyenimiz odanızda size ilk 15 günlük beslenme planınızla ilgili bilgiler verecek. Hastaneden ayrılmadan önce diyetisyenimiz ofis randevu tarihini size iletecektir. 3. gün her konuda rahatladığınız bir gün olacak, sabah vizitinde size reçeteniz anlatılacak, dışarıdaki günlük yaşantınızda özellikle ilk günlerde dikkat etmeniz gereken konular anlatılacak ve taburcu olacaksınız.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası İlk 15 Gün Beslenme

Ameliyat sonrası ilk 15 günlük beslenme planınız aşağıdaki videoda özetleniyor. Merak etmeyin bu dönemde istediğiniz konuda diyetisyenimize telefonla ulaşabilir ve danışabilirsiniz. Zaten hastaneden ayrılmadan önce diyetisyenimiz ofis randevu tarihlerinizi size iletecektir.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası 15 - 30. Günler Arası Beslenme

Ameliyat sonrası 15 - 30 günlerde uygulayacağınız diyet programı da aşağıdaki videoda özetleniyor. 

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Beslenme Kılavuzu

Obezite cerrahisi sonrası beslenme planınız ve diğer önerilerin olduğu kitapçığı aşağıdaki kapak resmine tıklayarak bilgisayar ya da telefonunuza Pdf formatında indirebilirsiniz.

Obezite cerrahisi sonrası beslenme

1. ay sonrası

Katı besimlere geçiş süresinde kişisel farklılıklar olabilir. Burada paylaşılanlar genel bilgi amaçlıdır. Geçiş sürecinde lütfen diyetisyeninize danışınız. 

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası 1. Ay (Katı Gıdalara Geçiş)

Sıvılarla ve pürelerle geçirilen ilk 1 aylık süreç geride bırakıldıktan sonra artık yavaş yavaş katılara geçilebilir. Ama nasıl...?

 

Yeni mide alıştıra alıştıra katılarla tanıştırılmalıdır. Örneğin; 28. günden sonra (5. hafta) kırmızı et grubu tüketilebilir ancak ilk denemede öncelikle kıymalı sebze yemekleri, domates soslu kıyma yada köfte gibi tüketmesi ve sindirmesi kolay olan et çeşitlerinden başlanmalıdır. 6. haftaya geçildiğinde iyi pişmiş, çiğnemesi kolay olan yumuşak kırmızı et çeşitlerini deneyebilirsiniz. Tüketimde ve sindirimde her hangi bir problem yoksa rahatlıkla kırmızı et çeşitleri tüketilebilir.

 

Tavuk eti en zor sindirilen ettir bu nedenle en son denenmesi gereken et grubudur. 6. hafta tavuk eti denenebilir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta tavuğun yumuşak kısımlarını (but ve kalça) tercih etmektir. Tavuk göğsü sert ve sindirimi zor olduğu için 8. haftadan sonra denemek daha uygundur.

 

Kurubaklagiller bitkisel protein kaynağımızdır. Haftada 1-2 kere tüketilmesi oldukça faydalıdır. Ancak gaz sıkıntısı ve şişkinlik gibi durumlara sebep olabildiğinden dolayı 45. günden sonra tüketmeye başlamak gerekmektedir.

 

Tüketilmesi sakıncalı olan diğer besinlerden biri de mısır. Sindiriminin zor olmasının yanı sıra midede tıkanmalara sebep olduğu için en az 3 ay tüketilmemelidir.

 

İlk ay içerisinde yasak olan çiğ sebzelerin tüketimine artık başlanılabilir. Ekmek grubuna değinecek olursak günde 1 dilim ekmek tüketilmesinde bir sakınca yoktur. Çok özlenilen kahve ise kremasız, süt tozu ve şeker ilavesiz olarak günde 1-2 fincan içilebilir. Ancak kahve beraberinde bol su tüketilmez ise ödeme sebep olur. Bu nedenle su tüketiminde zorlanan kişiler çok fazla tercih etmemelidir. Alkolün kalorisi ve şekeri oldukça yüksektir. Fazla tüketildiğinde kilo veriminin yavaşlamasına ve hatta durmasına sebep olmaktadır. Tercih eden kişilerin sıklığına dikkat etmesi gerekir. Tatlıların da fazla tüketilmesi kilo verimini olumsuz etkilemektedir. Haftada 1 kez tercih edilmeli ve tercihler ağırlıklı olarak sütlü tatlılardan yana kullanılmalıdır.

 

Ameliyat ile mide hacmi kısıtlanmaktadır; ancak o midenin hangi besinlerle doldurulacağı hala bireylerin kendisine aittir. Sağlığımız için en önemli besin grubu proteinlerdir. Kilo veriminin güzel bir şekilde devam edebilmesi için, kas kaybını engellemek için, vitamin-mineral ve kan değerlerimizi en iyi şekilde koruyabilmek için yapılması gereken en önemli şey protein ağırlıklı beslenmektir.

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Protein ve Vitamin Kullanımı 

Tüp mide ameliyatı sonrası protein ağırlıklı beslenmeniz gerekmektedir. Ameliyat sonrası erken dönemde protein ihtiyacınızın karşılanabilmesi ve kas yıkımının önlenmesi için protein desteği gerekmektedir. 7. günden itibaren ek protein desteğine başlanır. Hastaneden taburcu olurken size verilen örnek beslenme planlarınız günlük protein ihtiyacınız hesaplanarak oluşturulmuştur. 

Tüp mide ameliyatı sonrası protein alımını arttırmak için protein desteğine başlayacağınız güne kadar çorbalarınızı et/tavuk suyu ile hazırlamanızı öneriyoruz. Protein desteğini 30 gram olacak şekilde 300-350 ml tercihen light veya laktozsuz sütün içerisine koyarak ve gün içine yayarak tüketmelisiniz. Tüp mide ameliyatı sonrası protein kullanımıda kişiye özeldir. İlk 1 ay kullanıldıktan sonra beslenme şeklinize göre diyetisyenimiz tarafından ilerleyen dönemlerde ki kullanım şekliniz ayarlanacaktır. 

Tüp mide ameliyatı sonrası vitamin kullanımı ise 1. aydan sonra destek amaçlı 3 günde bir 1 adet olacak şekilde verilmektedir. 

Düzenli olarak 3 ayda bir (1-3-6-9-12. Ay) baktığımız kan testlerinizin sonuçlarına göre ek takviyelerde yapılmaktadır. 

Tüp mide ameliyatı sonrası B12 eksikliği

Tüp Mide Ameliyatı sonrası B12 en çok eksikliği gözüken vitamindir. Tüp mide ameliyatı sonrası B12 eksikliğinin başlıca sebebi ise midemizin B12 vitamininin emiliminde rolü olmasından kaynaklanmaktadır. B12 vitamininin emiliminde görevli olan protein’nin (intrinsik faktör) salınımı midedeki hücreler (gastrik paryetal hücreler) tarafından kontrol edilir. Tüp mide ameliyatında, midenin çıkartılan kısmıyla birlikte bu hücrelerde azalma olacağından tüp mide ameliyatı sonrası B12 vitamini emilimi azalır. 

 

Tüp mide ameliyatı sonrası B12 eksikliğiyle birlikte unutkanlık, ellerde ve ayak parmaklarında uyuşma, yorgunluk gibi pek çok durum gözlenebilir. Tüp mide ameliyatı sonrasının konforlu ve sağlıklı bir şekilde devam etmesi için B12 değeri yüksek besinlere beslenmenizde mutlaka yer vermeniz gerekmektedir.

 

Hayvansal kaynaklı besinler B12 açısından en zengin olan besinlerdir. 

Örneğin;

  • Ciğer ve böbrek 

  • Kırmızı et

  • Ton balığı

  • Alabalık

  • Somon

  • Yumurta

  • Süt ve süt ürünleri

  • Sardalya

  • İstiridye gibi besinler örnek verilebilir. 

 

Bitkisel kaynaklı besinlerde de B12 vitamini vardır ancak düşük miktarlarda bulunmaktadır.

 

Tüp mide ameliyatı sonrası B12 eksikliğini en aza indirmek için daha protein ağırlıklı bir beslenme ile devam etmek gerekmektedir. Bu durumda da genellikle B12 değeri yüksek besinlerin tüketimi olacağından B12 vitamini seviyelerinde hızlı ve ciddi düşüşler yaşanmamaktadır. Yine ameliyat sonrası başlanılan multi vitamin takviyeleri de B12 vitamini gibi pek çok vitaminin seviyelerinde 

Düzenli bir şekilde yapılan kan testleri ve gerekli görülmesi durumunda verilecek olan takviyeler ile B12 vitamini seviyeleri korunmaktadır.

 

Vejeteryan veya vegan olan tüp mideli bireylerde ise düzenli B12 vitamini takviyesi gereklidir..    

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası İşe Dönüş

Tüp mide ameliyatı sonrası işe dönüş için 3-4 günlük bir süre yeterlidir. Fakat bedenen çalıştığınız bir iş yapıyorsanız 10. gününüzden sonra işe dönmeniz daha uygun olacaktır. Tüp mide ameliyatı sonrası işe dönüşünüz için ameliyatınızla beraber toplamda 1 haftalık süre yeterlidir. Bu süreçte berrak sıvılardan koyu kıvamlı sıvılara geçiş yapmış olacaksınız ve yeni midenize adaptasyon sürecini evinizde geçirmiş olacaksınız. Ayrıca ara öğünlerinizde tüketebileceğiniz paketli gıdaları daha rahat yanınızda taşıyabileceksiniz. 

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası İştah

Tüp mide ameliyatı sonrası iştah hormonu denilen ghrelin hormonunu salgılayan hücrelerde midenin alınan kısmıyla birlikte alınmaktadır. Fakat mide kaslı ve büyüyebilen bir organ olduğu için bu hormon özellikle 6. aydan sonra geri gelmektedir. Ancak ilk sıvı döneminde de bazı kişilerde iştah hissiyatı olabilir. Püreler gibi daha yoğun kıvamlı ve katı gıdalara geçiş yapıldıkça bu iştahda azalmaktadır. Tüp mide ameliyatı sonrası iştahın 6. ayda gelmesi durumunda diyetisyenimizle iletişime geçerek bu süreci nasıl kontrol etmeniz gerektiği hakkında bilgi alınız. En çok yapılan yanlışlardan biri iştahın geri gelmesiyle beraber yapılan yanlış beslenmedir. Bu süreçte tercihlerinizi protein ağırlıklı olarak belirlemek, ayakta yapılan atıştırmalıklar yerine masada oturarak yemek yemeniz ve su tüketiminize dikkat etmeniz gerekmektedir. 

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Spor 

Tüp mide ameliyatı sonrası spor aslında hastanede başlamaktadır. Laparoskopik cerrahiden dolayı oluşan gaz problemini yürüyüşlerle ve uygulanan ilaçlarla en aza indirgeriz. İlk 45 gün salon sporlarının (örneğin fitness, kardio, plates, ağırlık antremanları gibi) yapılması uygun değildir. Bu 45 günlük sürede ise hem sarkmaların olmaması için hem de kilo verimindeki hızı arttırmak için düzenli yürüyüş önerilir. Özellikle kilodan kaynaklanan sırt postür bozukluğunun düzelmesi için 15. günden sonra yüzmeye başlanabilir. Sırt üstü yüzmek postürünüzün düzelmesinde daha etkilidir. 

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Cinsel İlişki

Tüp mide ameliyatı sonrası cinsel ilişki için aslında herhangi bir kısıtlama yoktur. Tedbir amaçlı 15-20 gün sonra cinsel ilişkide bulunmakta sıkıntı yoktur. Kadın hastaların ilk 1 yıl hamile kalmamaları önemlidir.  

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası İshal

Tüp mide ameliyatı sonrası ishal nadiren karşılaştığımız şikayetlerden biridir. Ameliyattan bir sonraki gün geçiş testi (kaçak testi) yapılırken size içirilen ilaçlı sudan kaynaklı olabiliyor. Bu opak madde oldukça yağlıdır. Bu yüzden bağırsaklarınızın hızlı çalışmasını sağlamaktadır. Hastane sürecinde gerekli müdahaleler yapılmaktadır. Ancak eve çıktığınız dönemde ishal şikayetiniz olduğunda hemşiremiz veya diyetisyenimiz ile iletişime geçiniz. Bu süreçte yeterli su tüketiminiz oldukça önemlidir. 

Tüp Mide Ameliyatı Sonrası Kabızlık 

Tüp mide ameliyatı sonrası kabızlık en çok yaşanılan problemlerden biridir. Bunun ana nedeni lifli gıda ve su tüketimindeki azalmalardır.  Su içmeniz, hareket etmeniz ve püre döneminde diyetisyenimize danışarak lif değeri yüksek gıdaları (örneğin kivi gibi) kullanmanız tüp mide ameliyatı sonrası kabızlık sorununu azaltacaktır. 1. haftanızdan sonra diyetisyenimiz veya hemşiremize danışarak probiyotik çiğneme tableti desteği alabilirsiniz. Bunlara rağmen kabızlık şikayetinizde düzelme olmazsa beslenme döneminize uygun ilaçlar verilmektedir. 3 günü geçen kabızlıklarda mutlaka bizimle iletişime geçiniz. 

Obezite cerrahisi hemşireliği

Bariatrik cerrahi hemşireliği ülkemizde çok tanınmıyor. Ameliyat sonrası olabilecek tıbbi sorunları danışabileceğiniz konusunda eğitimli bir hemşirenin varlığı cerrah ile hasta arasında sağlam ve kesintisiz bir köprü gibi. A.B.D'de standart ve zorunlu bir kadro aslında. Sevgili hemşiremiz Gamze Soysal ameliyathane, ameliyat sonrası kaçak testi aşamasında, serviste yatarken ve eve çıktığınızda telefon aracılığı ile hep yanınızda size destek olmak için. Profesyonel bir destek oluşabilecek sorunlara daha hızlı müdahale edilmesine imkan tanıyarak güvenliğinizi sağlar. 

Tüp mide ameliyatı sonrası ağız kokusu

Obezite cerrahisi sonrası oruç tutmak

Obezite cerrahisi son yıllarda tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de artan oranlarda uygulanmaktadır. Ramazan ayı boyunca oruç tutmak, bariatrik cerrahi (obezite cerrahisi) uygulanmış hastalarda özellikle ilk yıl içerisinde zorluklar oluşturabilmektedir. Yine sıcak ve uzun yaz ayları bu sureci daha da güçleştirmektedir.

Birçok bariatrik yöntem bir seferde alınabilen gıda ve sıvı miktarını önemli ölçüde sınırlamaktadır ve bu yüzden hastalara gün boyunca öğün aralarında sık sık sıvı almaları tavsiye edilmektedir. Uzun yaz günlerinde oruç tutmak ise doğal olarak bu hastaları dehidratasyon (vücutta sıvı azlığı) riski ile karşı karşıya getirmektedir. Ayrıca iftar vaktinde uzun suren açlık arkasından artan iştah nedeniyle mümkün olan en büyük miktarda gıda ve sıvının kısa sürede alınması isteği kusmaya yol açarak dehidratasyonun artmasına ve beslenme yetersizliğine yol açabilir.

Kuveyt’te yapılan bir telefonla takip çalışmasında, 20 Temmuz - 19 Ağustos 2012 tarihleri arasında oruç tutan 230 hastanın (207 sleeve, 13 gastrik bypass, 7 mide bandı) sıvı ve gıda alımı miktarları, ramazan ayı sonrası 4 haftalık oruç tutulmayan normal bir dönemdeki miktar ile karşılaştırılmış. İlginç bir şekilde bu iki donemde toplam sıvı alımında bir fark gözlenmez iken, oruç tutulan dönemde %18 daha az kalori ve %41 daha az protein alımı olduğu tespit edilmiş. Çalışmayı yayınlayan grup, özellikle uzun yaz günlerinde diyabeti (şeker hastalığı) olan ve emilim bozucu etkisi daha fazla olan duodenal switch gibi yöntem uygulanmış kişilerde daha dikkatli olunması gerektiğini vurgulamaktadırlar.

Sonuç olarak, bu alanda kanıta dayalı bilimsel çalışma olmamakla birlikte, klinik deneyimlere göre özellikle obezite cerrahisi sonrasında ilk aylarda oruç tutmaktan kaçınılması önerilmektedir. Özellikle diyabeti olan ya da duodenal switch gibi emilim bozucu bir yöntem uygulanmış hastalarda ise ilk 12 – 18 ay süresince oruç tutulmaması tavsiye edilmektedir.

Cerrahi sonrası kilo alımı

Obezitenin son yıllarda hızla artış göstermesi ile obezite cerrahisi doktorları ve obezite cerrahisi yapan hastanelerin sayısı da gittikçe artmaktadır. Mide küçültme ya da tüp mide olarak da adlandırılan bu ameliyatların en büyük avantajı, az miktarda besin ile kişilerin doymasını sağlamasıdır. Tüp mide ameliyatı sonrası ilk yıl balayı dönemi olarak adlandırılır. Bu dönemde herkes kilo verebilmektedir. Önemli olan verilen kiloların sonraki yıllarda da korunabilmesidir.

Mide küçültme ameliyatı ne kadar etkili bir yöntem olsa da yapılan yanlışlar nedeniyle ilerleyen yıllarda kilo alımı olabilmektedir. Mide küçültme ameliyatı sonrası kilo alımının en büyük nedeni beslenme konusunda yapılan yanlışlardır. Obezite cerrahisi sonrası beslenme, protein (et, tavuk, balık, yumurta, peynir, süt ve süt ürünleri, kurubaklagiller) ağırlıklı olmalıdır. Tüp mide sonrası alkol, kuruyemiş, şekerli gıdalar, kızartma gibi kalorisi yüksek yiyecekler mümkün olduğunca az tercih edilmelidir. İşlenmiş besinler kısa sürede tekrar acıkmalara sebep olmaktadır. Bu nedenle tüp mide sonrası işlenmiş besin tüketimi de azaltılmalıdır.  

Tüp mide sonrası kilo alımını engellemek için yapılması gereken bir diğer önemli faktör de spordur. Yüzme, pilates, fitness gibi sporlar kilo alımını engellemenin yanı sıra mide küçültme sonrası sarkmaları da önlemektedir. Tüm bunlara ek olarak verilen kiloların korunmasında en önemli konulardan biri de su tüketimidir. Tüp mide su içmeyi zorunlu kılan bir ameliyat yöntemidir. Su tüketiminin yetersiz olması halsizlik, yorgunluk, bitkinlik, mide bulantısı, kilo kontrolünde dengesizlik gibi birçok sıkıntıyı beraberinde getirir. Tüp mide ameliyatı olanlar bu sıkıntılar nedeniyle bir süre sonra zorunlu olarak su içme alışkanlığı kazanmaktadırlar. Bu alışkanlık da kişilere daha sağlıklı bir hayat sunmaktadır.

Yeni vücuda Alışma

Beden Memnuniyetsizliği ve Beden Algısı Bozukluğu 

Kilo problemi olan kişiler bedenleri ile iletişim içerisinde olmayı reddedebilir. Vücutlarına bakmaktan kaçınabilir, sosyal hayattan uzaklaşmaya başlayabilirler. Bazı kişiler zayıflasa bile kendisini hala obez zannedebilir.  Yıllarca bedenini obez olarak kabullenmiş ve bu şekilde hayatına devam eden biri için yeni beden ölçüsüne alışmak kolay değildir. Ameliyat sonrası dönemde verilmeye başlanan hızlı kilolara psikolojik olarak hazırlıklı olunmayabilir. Bunun için kendinize zaman vermelisiniz. Daha sık aynaya bakmalısınız. (Ameliyat öncesindeki kilonuzda dahil olmak üzere) Kilonuzu, bel ve kalça oranlarınızı haftalık olarak oluşturduğunuz bir çizelgeye not etmelisiniz. Küçük beden kıyafetler almaya başladıkça, çizelge tablonuzdaki sayıların düşmeye başladığını fark ettikçe zihninizdeki siz de değişmeye başlayacaktır. Beden algısının düzenlenmesi ve karmaşık duyguların çözümlenmesi ameliyat konusundaki memnuniyetinizi de arttıracak bir faktördür.

Pekiştirme ve güçlendirme yolları:

  • Aile bireyleri ve arkadaşlardan destek ve yardım sağlayın.

  • Aile bireyleri ve arkadaşlara bu desteğin övgü ve maddi ödül şeklinde olması için yardım edin.

  • Kendini izleme davranışını ödüller üzerine kurun.

  • Belirli davranışlara belirli ödüller verin.

  • Kilodaki değişimi değil, davranıştaki değişimi ödüllendirin.

  • Davranış değişikliğini yiyecek ile ödüllendirmeyin.

  • Para, giysi veya sosyal aktiviteler gibi çekici pekiştiriciler seçin.

  • Davranış değişikliği hedeflenen noktaya ulaştığı anda ödüllendirin.

Hızlı ve farkına varmadan yeme davranışı 

Yaşam koşulları göz önüne alındığında hızlı yaşam temposu sebebi ile başka aktivitelerden kazanılması gereken zamanı yemek yemekten kazanmaya çalıştınız. Yeme davranışının özel bir zaman olması gerektiğinin unutulması ile yemek yenilen ortamlarda sadece bu davranış yapılmamaya başlandı ve farklı uyaranları da bu zamana eklemek alışkanlık  haline geldi (Örneğin; bilgisayar başında veya televizyon eşliğinde yemek yemek).  Bu alışkanlıklar farkındalık ile besin tüketilmesini engellediği için ve davranışı otomatikleştirdiği için aldığınız kalori miktarının artmasına neden olmaktadır. Bir ana öğünün süresi en az 30 dakika olmalıdır. Kan şekerinin yükselmesi ve beyne “doydun” sinyalinin iletilmesi için bu süreye ihtiyaç vardır. Aynı zamanda yeme saatleri özel olarak planlanmalı ve bu saatler içerisinde faklı uyaranlar ile etkileşime girilmemelidir. 10 dakika içerisinde ve çok fazla uyaran eşliğinde tüketilen ana öğünde henüz beyne “doydun” sinyali iletemediği için öğün bittiğinde “ben doymadım” diye düşünebilirsiniz. Bu davranış kaçınılmaz olarak alınan kalori miktarını arttırmaktadır.

 

Yeme hızının kontrolü için öneriler:

  • Lokmalar arasında çatalınızı indirin.

  • Yutmadan önce iyice çiğneyin.

  • Her öğün için sadece bir porsiyon hazırlayın.

  • Yemeğin bir kısmını tabakta bırakın.

  • Yemeğin ortasında biraz ara verin.

  • Yemek sırasında başka işle uğraşmayın. (TV seyretmek, gazete okumak, konuşmak, toplantıya katılmak gibi)

  • Üçüncü aydan sonra ortaya çıkabilecek psikolojik problemler 

Yemek Yeme Bağımlılığı Yerine Çapraz Bağımlılığın Geliştirilmesi

Bariatrik cerrahi ameliyatı sonrasında kendinizi bir şeyleri kaybetmiş olarak hissedebilirsiniz. Yiyeceklerin hayatınızın ne kadar merkezinde olduğunu fark edersiniz. Zamanınızın büyük bir çoğunluğunun yemeği planlamak, hazırlamak ve yiyeceğiniz zamanı düşünmeye harcadığınızı fark edebilirsiniz. Geçmişte zaman zaman yemek sizi rahatlatmış, günün yorgunluğunu almış, bazen de bir ödül olmuş olabilir.  Hatta yemek sosyal hayatınızın bir parçası bile olmuş olabilir. Şimdilerdeyse eskisi kadar yiyemediğiniz için iş arkadaşlarınızla öğle yemeğine çıkarken bile düşünmektesinizdir.

Böyle zamanlarda bariatrik cerrahi sizin için bir pişmanlık olabilir. Yiyeceğin eskisi gibi hayatınızda olmamasından kaynaklı olarak, geçirdiğiniz ameliyatın iyi bir seçim olup olmadığını sorguluyor olabilirsiniz. Bu nedenle dikkatli olup, böyle bir eğilim sezdiğinizde hemen yardım almalısınız.

Ayrıca kendinize eğlenceli sosyal aktiviteler bulmalısınız. İş arkadaşlarınızla yemek yerine onları kısa öğlen yürüyüşlerine davet edebilirsiniz. Boş zamanlarınızı mutlaka keyifli ama sağlıklı alışkanlıklarla doldurmalısınız.

Yeme Bozukluğu Gelişmesine Karşı Dikkatli Olmak

Uzun yıllardır kilo problemi yaşadığınızdan yeme bozukluğu olması düşüncesi size komik gelebilir. Ama böyle bir risk söz konusudur. Bazı kişilerde ameliyat sonrasında Bulimia ya da Anoreksiya Nervosa bozukluğu gelişebilir. Ameliyat sonrası en çok görülen problem yanlış bir yiyeceği hızlıca ve çiğnemeden yemenin ardından kusmadır. Eğer alışkanlık olursa ciddi bir problem olarak karşımıza çıkar.

Yiyecekleri çiğnedikten sonra tükürüp atmak da bir diğer sağlıksız alışkanlıktır. Kimileri sadece tadını almak ve hatırlamak için bu davranışta bulunurlar. Bu davranışlar oldukça zarar vericidir ve ciddi bir yeme bozukluğuna davetiye çıkarabilir. Bu ve buna benzer belirtileri fark ettiğinizde mutlaka profesyonel destek almanız gerekmektedir.

Kaçınma davranışları 

Kilo aldığını fark etme hemen herkes için olumsuz duygulanımı canlandıran bir faktördür. Genelde ileri dönemlerdeki kıdemli hastalarımız (ameliyat sonrası 2. Yıl9) bu olumsuz duyguları yaşamamak için kilo aldığını diğer insanların fark edebileceği durum ve ortamlardan uzak durmaya çalışır. Bu uzak durmaya ise ‘kaçınma davranışı’ denir. Tartıya çıkmama, bol elbiseler giyme, havuza/denize gitmeme, başkalarının önünde soyunmama, aynaya bakmama, bizlerle iletişimi kesme tipik kaçınma davranışlarıdır. Bu davranışlar o an için işe yarar ve olumsuz duygu yaşamanıza engel olur. Fakat uzun vadede düşündüğümüzde, sorunu görmezden gelmeniz o sorunun çözümsüz kalmasına, hatta sorunu yaratan davranışların sürmesine neden olur. Bu nedenle kaçınma davranışlarını fark etmek ve bunların üzerine gitmek, sorunu kabul edip çözüm yolları aramak sizleri motive edecektir.

© 2017 Prof. Dr. Koray Tekin Tüm hakları saklıdır.
Web sitesi tasarımında kullanılan tüm görseller lisanslıdır. İzinsiz başka yerlerde kullanılamaz.
Web sitesinde kullanılan tüm metinsel içerikler Prof. Dr. Koray Tekin'a aittir ve izinsiz veya kaynak göstermeden başka yerlerde kullanılamaz.
ÖNEMLİ: Bu web sitesindeki içerikler tamamiyle bilgilendirme amaçlıdır. Gerçek doktor kontrolünün ve muayenesinin yerini tutamaz. Bu sitedeki bilgilerin hekim kontrolü olmaksızın uygulanması durumunda oluşabilecek her tür şikayet ve durumdan Prof. Dr. Koray Tekin sorumlu tutulamaz. En doğru teşhis için lütfen doktorunuza başvurunuz.

  • Facebook Social Icon
  • Instagram Social Icon
  • YouTube Social  Icon
  • Google+ Social Icon

Hakkı Yeten Caddesi No:13 Fulya Teras Rezidans C 2 Kat 14 Daire 90 Fulya/ŞİŞLİ/İSTANBUL   TEL: 05321704454